19 Ocak 2017 Perşembe

HER KADININ MUTLAKA SAHİP OLMASI GEREKEN 8 AYAKKABI MODELİ

                                           www.mosimoso.com



HER KADININ MUTLAKA SAHİP OLMASI GEREKEN 8 AYAKKABI MODELİ

siyah-ayakkabilerSiyah Topuklu Ayakkabı

Çok şık olmasına gerek yok. Eğer düz, siyah, topuklu ayakkabınız varsa birçok ortamda giyilebilecek bir ayakkabıya sahipsiniz demektir. Pantolonların altına, abiye kıyafetlerinizle, gündüz partilerinde, önemli gecelerde veya sadece işe giderken bile tercih edilebilecek bu ayakkabılar, bir kadının gardırobunda mutlaka olmalı. Topuk yüksekliği ise size kalmış. Tüm ölçülerdeki topuklarla da harika görünebilirsiniz.


Ten Rengi (Nude) Topuklu Ayakkabı

Ten rengi ayakkabılar, bacaklarınızla bütünleştiği için, bacak boyunuzu daha uzun gösterir. Bu nedenle kadınların can dostu olan bu ayakkabı rengi, aynı zamanda birçok renkle de uyum içerisinde olduğundan tam bir hayat kurtarıcıdır.


babet

 Babet

Hem rahat etmek hem de şık görünmek isteyen kadınların bir numaralı tercihi olan babetler, keten şortlarla, elbiselerle ve ister kot, ister kumaş pantolonlarla çok yakışıyor. Eğer babet giymek size çok sade geliyorsa, tercih edeceğiniz renkler veya modellerle babet koleksiyonunuza hareket katabilirsiniz.


Sneakers

Tarzınız nasıl olursa olsun, her kadının mutlaka bir (hatta birkaç) sneakers ayakkabıya ihtiyacı var. Hafta sonu arkadaşınızı ziyarete giderken, pikniğe giderken ya da tüm gününüzü alacak alışveriş turlarına da topuklu ayakkabıyla gitmek istemezsiniz, değil mi?


Lame Topuklu Ayakkabı

Siyah, her ne kadar tüm renklerle yakışan bir renk gibi görünse de, bazı kıyafetlerin altında çok da iyi durmaz. İşte böyle durumlarda hayatınızı kurtaracak olan ayakkabılar lame renkli olanlardır. Özellikle pastel renkli elbiselerinizi tamamlamak için, lame renkli bir topuklu ayakkabı edinmenizde fayda var. Tamamen siyah giyindiğinizde bile, altına siyah ayakkabı giymek yerine lame renkli ayakkabılarınızı tercih edebilirsiniz.

Topuklu Sandalet veya Bootie

Hem günlük tarzından vazgeçmeyenler hem de biraz daha şık görünmek isteyenler için yazın topuklu sandaletler kışın da bootie’ler birebir. Ancak yine de rahatlığınızdan ödün vermek istemiyorsanız, topuk boyuna dikkat etmekte fayda var.

1Kısa Topuklu Siyah Ayakkabı

Babetlerin çok sıradan, yüksek topuklu siyah ayakkabılarınızın da çok iddialı kaçacağı ortamlar için, kısa topuklu siyah ayakkabı kesinlikle gününüzü kurtaracak bir model. Yüksek topuklu modellere göre sizi çok daha rahat ettirecek bu model, özellikle yazlık elbiselerinizin altına çok yakışacak.

Çizme

İster topuklu, ister düz olsun; ama mutlaka bir çizmeniz olsun. Böylece kış aylarında hem eteklerinizin hem de pantolonlarınızın altına ne giyeceğinizi düşünmek zorunda kalmazsınız. Ayrıca çizmelerinizle hem şık hem de spor görünmeniz mümkün.

26 Ekim 2016 Çarşamba

           TOPUKLU AYAKKABILARINIZI ZORLU KIŞ ŞARTLARINDA KULLANABILMENIN 6 YOLU

Topuklu Ayakkabılarınızı Zorlu Kış Şartlarında Kullanabilmenin 6 Yolu

 

Topuklu ayakkabılarla her an stil sahibi görünmek mümkün. ancak maalesef bu stil anahtarlarını her koşulda giyebilmek biraz zor. Hem duruşunuza hem giyim tarzınıza anında bambaşka bir hava katan topuklu ayakkabılarınızı kış gelince rafa kaldırmak istemiyorsanız, işte size birkaç ipucu.
Giydiğiniz ayakkabının topuğunun boyuna ve kalınlığına göre değişse de, kış aylarında topuklu ayakkabı giymek sağlığınız için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ancak diğer taraftan da bacak boyunuzu daha uzun göstermek ve giydiğiniz sıradan bir kıyafeti bile çok şık gösterecek topuklu ayakkabılarınızı bahar ve yaz aylarına saklamak istemeyeceğinizi de biliyoruz.
Bu nedenle, eğer gerçek bir topuklu ayakkabı tutkunuysanız, bu 6 ipucuna göz atın. Islak, kaygan ve karlı yollarda bile topuklu ayakkabılarınızı güvenle giymenin keyfini çıkarın.

Daha Geniş Topukları Tercih Edin

Uzun ve ince topuklara bayıldığınızı biliyoruz. Ama yine de, sadece birkaç kenarda beklemelerinin bir sakıncası yok. Siz kış aylarında en iyisi daha geniş ve sağlam topukları tercih edin. Eğer platform topuklu ayakkabınızı giymek istiyorsanız, klasik yöntemi deneyin: topuklu ayakkabılarınızı çantanıza atın ve gittiğiniz yerde değiştirin.

Kaymaz Taban Kullanın

Ayakkabı tabanlarınızızn altına yapıştıracağınız kaymaz tabanlarla yollarda sendelemeden, güvenle yürüyebilirsiniz. Oldukça ekonomik ve kullanımı kolay olan bu kaymaz pedler yerine daha kalıcı bir çözüm arıyorsanız, ayakkabı tamircinizden ayakkabılarınızın altına daha sağlam bir kaymaz taban yerleştirmesini isteyebilirsiniz.

Ayakkabılarınızın Üzerine Galoş Giyin

Kış aylarında topuklu ayakkabı giymek tehlikeli olmanın yanı sıra ayakkabılarınıza da zarar verir. Ayakkabılarınızın zorlu kış şartlarında deforme olmasını engellemek istiyorsanız, ayakkabılarınızın üzerine koruyucu galoş giyebilirsiniz. Bu galoşlar, hastane tipi mavi galoşlardan olmak zorunda değil. Piyasada şıklığınızdan çok da ödün vermeden ayakkabılarınızı koruyacak galoşlar bulabilirsiniz!

Deri Topuklu Ayakkabılarınızı Düzenli Olarak Temizleyin

Yağmurlu, karlı veya çamurlu havada giyeceğiniz ayakkabılarınız normal zamankinden çok daha fazla kirlenecektir. Bu nedenle, özellikle deri ayakkabılarınızı günlük olarak temizlemeniz gerekir. Böylece ayakkabılarınız bahar aylarına hasarsız olarak ulaşabilirler.

Sentetik Malzemeler Yerine Deri Ayakkabıları Tercih Edin

Deri ayakkabılar kışın ayağınızı daha sıcak tutar çünkü ayağınızın nefes almasını sağlar. Ancak sentetik materyalden yapılan ayakkabılar ayağınızı soğuk havadan koruyamamakla birlikte kendileri de soğuğa dayanıklı değildir.

Ayakkabılarınızı Su Geçirmez Yapın

Yağmurlu havalarda üzerinize yağmurluk giymeden dışarı çıkmazsınız. Peki kıyafetlerinizi koruduğunuz kadar ayakkabılarınızı da yağmurdan korumayı düşündünüz mü? Birçok ayakkabı mağazasından satın alacağınız su geçirmez spreylerden kullanarak ayakkabılarınızı yağışlı havalara karşı koruyabilirsiniz.

28 Eylül 2016 Çarşamba

Vücut Tipinize Uygun Çantayı Seçmek için İpuçları


www.mosimoso.com 


Kıyafetinizi tamamlayan çantaları seçerken hangi çanta türünün moda olduğuna, renk uyumuna ve çantanın tarzı gibi özelliklere dikkat ediyoruz. Ancak çanta seçiminde önemli faktörlerden birinin de çantanın vücut tipimize uygunluğu olduğunu hatırlamakta fayda var. Bu sayede gerçekten şık görünmeyi başarabilirsiniz. İşte vücut tipinize uygun çantayı seçmenizde yardımcı olacak ipuçları:

Geniş Kalçalarınız Varsa:

Eğer geniş kalçalara sahipseniz kısa saplı ve kolayca kolunuzun altına alabileceğiniz çantaları tercih edebilirsiniz. Omuz çantaları veya kalçalarınızın hemen üstünde biten bir askılı çanta sizin için uygun olabilir. Kalça hizanıza denk gelen çantalar ise dikkatin bu bölgeye yoğunlaşmasına sebep olabilir.

Göğsünüz Geniş İse:

Göğüs kısmınız genişse ve dikkati üst bedeninize çekmek istemiyorsanız kullanacağınız çanta uzun saplı ve büyük olmalıdır. Bu sayede çanta ile üst bedeniniz daha da geniş görünmemiş olur.

Uzun Boylu ve İnce Yapılıysanız:

Uzun ince bir bedene sahipseniz birçok çanta tipi sizin için uygun olacaktır. Omuz çantaları, el çantaları, yuvarlak çantalar ve büyük çantalar üzerinizde iyi görünecektir. Ancak olduğunuzdan daha da uzun görünmeyi tercih etmiyorsanız çok küçük el çantaları, kısa saplı omuz çantalarını kullanmamanızı öneririz. Bu tip çantalar sizi daha uzun boylu gösterecektir.

Kısa Boylu ve Yuvarlak Hatlıysanız:

Keskin hatlara sahip çantalar üzerinizde harika görünecektir. Bel çukurunuzun hemen üstünde biten bir omuz çantasını rahatlıkla kullanabilirsiniz. Vücut ebatlarınıza kıyasla çok büyük veya çok küçük çantalar kullanmaktan ise uzak durmanızı tavsiye ederiz.

Minyon Yapıdaysanız:

Minyon yapılı bir kadınsanız küçük çantalarla daha uzun, büyük çantalarla daha kısa görünmeniz olası. Bu nedenle çok büyük çantaları tercih etmekten kaçınmalısınız. Omuzdan asılan çantalar da sizi aşağıya doğru çekeceğinden bu tip çantaları da kullanmamanızı öneririz.

Geniş Ölçülere Sahipseniz:

Tüm eşyalarınızın sığabilmesine imkan verecek şekilde ama yine de ince hatlara sahip çantalar kullanmayı tercih edebilirsiniz. Üzerinizde kaybolacak kadar küçük çantalardan da uzak durmanızı öneririz. Kısa ve orta boy saplı küçük omuz çantaları olduğunuzdan daha geniş görünmenize sebep olacaktır. Vücut ölçülerinize uygun çantaları tercih etmeniz daha iyi olacaktır. Vücut kıvrımlarınızı büyük çantalarda dengeleyebilirsiniz. Hatta kutu şeklindeki el çantalarını da deneyebilirsiniz.

19 Eylül 2016 Pazartesi






Rugan Ayakkabı Bakımı Nasıl Yapılır?

Derinin bir çeşidi olan rugan, şık görüntüsüyle giymesi çok keyifli, ancak bakımı zor bir deridir. Sizlere rugan ayakkabınızı nasıl saklamanız ve bakmanız konusunda bilgiler vereceğiz.
Rugan ayakkabılarınızı nemli bir bezle temizleyebilirsiniz. Nemli bez, ayakkabının üzerindeki toz ve çamuru temizler ve rugan ayakkabınızın parlak tabakasına zarar vermez.
Size vereceğimiz bir başka öneri de, rugan ayakkabı temizliğinde limon suyu kullanmak. Rugandan yapılmış ürünlerin üzerinde yağmurdan  ve benzeri sebeplerden  oluşan lekelere limon sürebilirsiniz. Temizleme işleminin ardından ayakkabınızı yine nemli bezle silmeyi unutmayın.
Rugan ayakkabının en zor tarafı kolay kırılması ve kırılan bölümlerin, parlaklıktan dolayı deri ayakkabıya göre daha fazla görünmesi. Ayakkabınızın, ilk alındığı günkü görünmesini istiyorsanız, ayakkabınızı hergün giymeyin. Mutlaka dinlendirin. Ayakkabınızı giydikten sonra mutlaka kalıp içine koyun ve öyle kaldırın.
Bütün bunlara ragmen ayakkabınızda kırılmalar varsa, size önerimiz vazelin kullanmanız. Yumuşak bir bez yardımıyla vazelini rugan ayakkabıya  yavaşça sürün, hem deri parlaklığını geri kazandırıyor, besleniyor ve hem de kırılması gecikiriyor…

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Yaz Hiç Bitmemeli ve Devam Etmeli ..:)






         Kışlıklar kalın giysiler botlar çizmeler...Koca bir kışı devirdik.Yazı iple çektik ve tamda istediğimiz gibi deniz kum güneş..her ne kadar bazı insanların " ben kışı daha çok seviyorum " söylemlerine rağmen birbirimizi kandırmaya gerek yok çünkü yazı seviyoruz..:) Peki neler yapmalı ? işte size birkaç öneri;
  • Mümkün olduğunca açık renk ve hafif giysiler tercih etmeliyiz.
  • Mümkünse çantamızda mutlaka bir güneş kremi bulundurmalıyız
  • Açık sandal tarzı ayakkabılar tercih etmeliyiz
  • Bol sıvı tüketmeyi ihmal etmemeliyiz 
  • Geniş şapkalar her zaman moda :)

Tabiki her mevsimin kendine göre güzellikleri heyecanları farklı farklı.ancak yazın o kanımızı kaynatan heyacanı kendimizde bulabileceğimiz apayrı bir yere sahip.
Son olarak güneş her zaman içinizi ısıtsın ve sizinle olsun ...
www.mosimoso.com 

10 Ağustos 2016 Çarşamba

         


                                                                   www.mosimoso.com




Parfüm Latince kökenli bir kelimedir. per fumum sözcüğünden türemiş olan parfüm tümüyle uçucu anlamına gelir. Parfüm gerçekten çok çok eski bir kökeni ve tarihi olan oldukça saygın bir maddedir. Parfümün ilk kullanımı M.Ö 4000 li yıllara kadar dayanmaktadır. Antik Çin’de Mısır’da ve Arap yarımadasında dinsel ayinlerdeki ritüelleri tamamlayan bir parça idi parfüm. Yakılan kokulu maddelerin kutsal varlıkların mesajını taşıdığına ya da mesajı aldıklarına inanılırdı. Eski Mısırlılar bazı kokulara öyle değerler biçmişlerdi ki altın daha ucuz kalıyordu.
Antik çağlardan kalan bazı yağ şişelerinde o dönemin kokularının hala muhafaza edildiği gözlenmiştir. Tütsü kullanımı aynı zamanda Eski Roma ve Yunanlılar arasında da hızla yayılmış ve sevilmiştir. Bu toplumlardaki kişiler toplumdaki yerlerini daha da sağlamlaştırmak adına kişsel koku kullanımına geçmişler ve bunu kullanmışlardır. İnsanlık işte bu dönemlerde koku kullanmaya başlamıştır.
Alkol temelli parfümlerin üretilmesi için ise 1370 yılına kadar beklenmesi gerekecekti. Macar kraliçesi Elizabeth için ilk alkol temelli parfüm hazırlanmıştır. 72 yaşındaki kraliçe 25 yaşındaki Polonya kralından evlenme teklifi aldığında hala muhteşem güzelliğini koruduğu rivayet edilmektedir. Bu güzelliği borçlu olduğu Macar suyu ise hala üretilen bir materyaldir.
Fransa’da ilk parfüm laboratuarı 16 yüzyılın ortalarına doğru Grasse kentinde kurulmuştur. Bu bölge günümüzde halen önemli bir merkez olma özelliğini sürdürmektedir. Bu bölgede amber, misk ile parfümlendirilmiş eldivenler üretilirdi. Bu şekilde asiller açıktan akan kanalizasyonların yakınından geçerken burunlarını kapatıp rahatlarlardı. Daha sonra bu bölgede ilk defa parfümün yanında briyatin üretimi de başlamış oldu. Fransa Kralı XIV: Louis ise saray erkanının kendi istediği kokuları kullanmasını isterdi bu sebeple sarayda farklı şişelerde bir çok parfüm bulunurdu. İşte o dönemden bu yana da parfümler şık ve güzel şişelerde saklanmaya başlamıştır.

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Ayakkabının İcadı..




                                                                   

                                                           
                                                                  www.mosimoso.com

Onu her giydiğiniz de hiç düşünmediniz mi, kim icad etti, nasıl keşfetti diye?




Ayakkabı ne zaman bulundu?Ayakkabının icadı hakkında bilgi?İlk ayakkabıyı kim yaptı?Ayakkabı nasıl bulundu?

Ayakkabı ustası yetiştiren ilk toplumun Mısırlılar olduğu biliniyor. M.Ö. 3500′lü yıllarda ıslak kuma basarak ayak kalıbı çıkarmaya, bu kalıpları kurutarak sandalet yapımında kullanmaya başlayan onlardı. Papirüs yapraklarından elde edilen malzeme kullanılırdı sandalet yapımında. Tabii zamanla işin şatafat kısmı devreye girdi ve derilerle, süslü taşlarla bezeli sandaletler ayakları süsler oldu.
Roma askerleri dedik ya onlar deri sandaletlerini giyerken, imparatorlarının ayaklarında altından yapılmışları vardı. Ayakkabıda süslü püslü materyalleri ilk kullanan millet Yunanlılar oldu yani. Asya ve Avrupa’da giderek yayılan ayakkabıcılık, tüm dünyayı etkisi altına aldı.
Rönesans devrinin belki de en büyük sanatçısı ve aynı zamanda da mucit olan Leonardo da Vinci, anlaşılması zor makineler tasarlamaktan sıkılmış olacak ki ayakkabıya yüksek topuk eklenebileceğini akıl etti. Söylendiğine göre, Floransa’daki pek ünlü ve soylu bir ailenin kısa boylu kızının ihtişamlı düğününde gözlerden kaybolmaması için buldu bu çareyi. Tabii böyle dikkat çekici bir giyeceği hemen diğer kadınlar da taklit etmek istedi ve topuklu ayakkabılar gösterişin ve şıklığın simgesi olarak yaygınlaştı.
Gelelim daha yakın zamanlara… Tabii ki modanın kalbinin attığı Fransa’nın bu işe de ağırlığını koymuş olması gayet doğal. Bu dönemde kadınların Paris’ten el yapımı ayakkabılar almaları çok modaydı. O dönemde önce erkekler daha çok çizme giyerken, zamanla kadınlar da uzun dar çizmeler giymeye başladılar. 19. yüzyılın başlarında Amerika’da yaygınlaşmaya başlayan ayakkabı makineleri ile seri üretim de yapılmaya başladı.
Zamanla ayak sağlığı hakkında bilgiler arttıkça rahat ve ortopedik ayakkabı üretimi de hızlandı. Kadınlar düz modeller giyer oldular.